Online: 48
Son Üyeler
  • Ahmet Arif
  • Bekir Alkuş
  • mehmet umay
Urfa Resimleri
HABER
Koltuğa Değil, Millete Sevdalıyız...
17.08.11 10:16 Okunma Sayısı: 1768
Ak Parti Şanlıurfa Milletvekili Doç.Dr.Zeynep Karahan Uslu, Ak Parti'nin 10.kuruluş yıl dönümünde, Başbakan Erdoğan'ın görevlendirmesi üzerine Siirt'teki iftar yemeğine katıldı.
Haberin Devamı

AK Parti. 10'uncu Kuruluş Yıldönümü Siirt'te de iftar yemeği ile kutlandı.

 

Siirt Öğretmenevi’nde verilen iftar yemeğinde konuşan Şanlıurfa Milletvekili ve Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Doç.Dr. Zeynep Karahan Uslu, milletin AK Partiyi iktidara getirerek yolsuzluğa, yoksulluğa, vesayet ve karanlığa 'dur' dediğini, demokrasiye, refaha, özgürlüğe, saygınlığa ve aydınlığa 'geç' dediğini söyledi. Ak Parti’nin 14 Ağustos’ta yaktığı ışığın tüm Türkiye’yi aydınlattığına işaret eden Doç.Dr. Uslu Ak Parti’nin kısa sürede her yerde örgütlendiğine ve milletin dalga dalga Ak Parti’ye kucak açtığına dikkat çekti. Siirt’teki iftar yemeğinde konuşması ilgi ile dinlenen Doç. Dr. Zeynep Karahan Uslu konuşmasında şunları kaydetti;

Şükürle ifade ediyoruz ki 2001 yılının o karanlık günlerinde ‘artık bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olmaması için’ milletin evlatlarının meydana indiği, halkın çocuklarının meydana indiği, AK Partililerin meydana indiği ve 14 Ağustosta yaktığı ışık artık tüm Türkiye’yi aydınlatıyor.

 

AK Parti, 14 Ağustos 2001’de kuruldu.

Kısa sürede her yerde örgütlendi. Bir cemre gibi bu ülkenin çorak bırakılmış, hor görülmüş, unutulmuş insanlarının engin gönlünde açtı. Millet dalga dalga AK Parti’ye kucak açtı...

 

Büyük lider, dünyanın önünde ayağa kalktığı lider Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde “Her şey Türkiye için” diye yola çıkıldı. Samimiyet, azim ve kararlılık karşısında karanlıklar yırtıldı, perdeler kenara savruldu.

Statükocular, kirli düzenlerinin devamını isteyenlerse başta Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AK Parti’nin önüne akla hayale gelmez engeller çıkardılar.

 

Ama onlar engel çıkardı, biz yürüdük. Onlar yolumuza mayınlar döşedi milletimiz güçlü iradesiyle hepsini temizledi. Tüm engellemeler, yasaklamalar “muhtar bile olamaz”lar, kapatma davaları hep o güçlü iradeye çarptı. Halkımız kararını verdi ve kader hükmünü icra etti.

Sezai Karakoç üstadın dizeleriyle

 

“Sakın kader deme bana kaderin üstünde bir kader vardır,

Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır”

 

İşte öylesi bir karar halkımızın teveccühüyle tecelli etti, 3 Kasım 2002 seçimlerinde, yani kuruluşundan 14 ay sonra AK Parti tek başına iktidar oldu. Milletimiz yolsuzluk, vesayet, yoksulluk karanlığına “dur”, demokrasi, refah, saygınlık ve aydınlığa “geç” dedi.  

Ve işte İsmail Fakirullah Hazretlerinin memleketi, Zemzel’il Hassa Hazretlerinin memleketi Siirt’imizde de bu davaya sonuna kadar sahiplendi, Başbakanımıza yapılmak istenen büyük haksızlığın ortadan kaldırılmasının sembolü, kendisinin ilk defa milletvekili seçildiği il olmanın gereğini daima ortaya koydu. Ve son seçimlerde de olduğu gibi o AK Parti Güneydoğu Anadolu’dan çekiliyor diyen öngörü yoksunlarına inat Siirt’li yine Başbakanının yanında durdu, AK Parti’nin yanında durdu. Türkiye’nin tüm bölgelerinde AK Parti nasıl açık ara birinci parti olduysa Siirt’te de Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde de birinci oldu.

 

Peki nasıl oluyor, nasıl oluyor da bir parti Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırıyor ve üç seçim üst üste oyunu arttırarak iktidar oluyor?

Bunun cevabını Sayın Genel Başkanımızın bir konuşmasında bulabiliriz.

 

Malumumuz, 2002 seçimlerinin arifesinde engelleme senaryolarının gereği olarak Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimlerde aday olamayacağı şeklinde bir karar verilmişti. Bunun üzerine Sayın Başbakanımızın yaptığı konuşmadaki şu cümleleri bir hatırlayalım:

“AK Parti'yi doğuran irade Türkiye'nin değişmez, adalet ve kalkınma iradesidir. AK Parti milletimizin vicdanının sesidir. Biz toplumsal vicdandan vekâlet alarak milletimle birlikte bu umut yolculuğuna çıktık. Hiçbir zaman bu vekâlete sırt dönmedik, dönmeyeceğiz.”

 

Evet, nitekim dönmedik de... Tam 10 yıldır milletin yanında, milletin içinde ve milletin hizmetindeyiz.

Tam 10 yıldır bir kere olsun millete, milletin emanetine sırt çevirmedik. Biz devlet adına millet üzerinde siyaset yapmak üzere kurulan bir devlet partisi olmadık. Aksine biz millet adına devlet nezdinde siyasete talip olduk, hep bunun gereğini yaptık, birilerinin değil“milletin partisi” olduk.

 

***

Yola çıktığımızda sırtımızda sadece siyasetin ateşten gömleği vardı. Vardı ama bizde de “her şey Türkiye için” diyerek atan bir yürek vardı.

 

Her engele, her sıkıntıya göğüs gerdik, bir an olsun durmadık.

“Durmak yok, yola devam” dedik ve milletin emanetini asla yere düşürmedik.

 

Halkımız için, ülkemiz için gecemizi gündüz, çıramızı yıldız yaptık, hizmete devam ettik milletin ışığı olduk.

Milletimiz; bağrından gelen AK Parti’ye kucak açtı, AK Parti’ler de Türkiye’yi aydınlığa açtı, hak ettiği saygınlığa açtı, zenginliğe açtı...

 

Bu ülke kendi çocuklarını, kendi ruh ve mana ikliminin insanları olan AK Parti kadrolarını, kendine hizmet edenleri sevdi. Millet AK Parti’nin aynasında kendisini gördü. Kendisiyle kendi değerleriyle mücadele edenleri ise her zaman olduğu gibi elinin tersiyle kenara bıraktı. Millet, kendisi ile gülen, kendisi ile ağlayan; kendi derdini dert edinen AK Parti’ye güvendi, çünkü AK Parti de ona güveniyordu.

10 yıl önce siyaset ve siyasetçi imajı kötü örneklerden dolayı ne yazık ki dibe vurmuştu. Biz siyaseti de lâyık olduğu itibara kavuşturduk. Meclis güçlendi, görülmemiş bir yoğunlukla milletin önünü açan düzenlemeleri yaptı.

 

Yani hasıl-ı kglam 10 yılda bu ülkede siyaseti büyük bir girdaptan çıkarmakla kalmadık ülkemize eşsiz başarılcr yaşattık. Her girdiğimiz seçimde halkımızla daha çok bütünleştik, daha çok kenetlendik, faha çok büyüdük. Ülkemizle, milletimizle, şehirlerimizle, ekonomimizle, dünyadaki saygınlığƱmızla birlikte büyümeye, yol almaya da devam ediyoruz.

Oysa yıllarca kendisine “merkez partksi” diyen partiler, genel iradeyi temsil eden “toplumsal merkezi” hep kenarda tutmuşlardı. Ama AK Parti bir ilki başardı. Yıllar yılı tribünde kalan, seçim süreçlerinde ağzına bir parça bal çalınan, oy deposu olarak görülen toplumsal merkezi, yani halkı siyasetin merkezine taşıdı. Halk, siyasetin nesnesi değil, öznesi oldu. Milletle devletiyle barıştı, kucaklaştı.

 

Ayrımcılık yapmadığımız için, bu memleketin bütün evlatlarını kucakladığımız için, etnik ayrımcılık yapmadığımız, mezhepsel ayrımcılık yapmadığımız, inanç ayrımı yapmadımız, yaradılanı Yaratan’dan ötürü sevdiğimiz için herkesin gönlüne girmeyi başardık.

Çünkü biz koltuğa değil, milletimize hizmete sevdalıyız.

 

Ve işte başarımızın sırrı da budur. 2002, 2004, 2007, 2009, 2011 seçimlerindeki açık ara galibiyetlerin sebebi de, 2007 ve 2010 referandumlarında halkımızın nitelikli bir çoğunlukla AK Parti’nin tezlerine “evet” demesinin sebebi de halkın taleplerine tercüman olmamızda yatmaktadır.

Sayın Başbakanımızın en başta söylediği gibi “Türkiye’de hiç bir şey eskisi gibi” değil. AK Parti Türkiye’nin çehresini değiştirdi. Yıllarca heba edilen kaynaklar gerçek sahibi olan halka akmağa başladı.

 

Bizi yıllarca “öğrenilmiş çaresizliklere” mahkum ettiler. Askeri darbeler konusunda, ekonomik krizlerde, pasif dış politikada, yüksek enflasyonda, kronik işsizlikte, IMF borçlarında, faiz sarmalında, terörde, millet üzerindeki bin bir çeşit vesayette hep “öğrenilmiş çaresizliklerimiz” vardı. AK Parti ile birlikte öğrenilmiş bu çaresizlikler yerini “üretilmiş çarelere” bıraktı.

Ve bu 10 yılda AK Parti yol oldu, köprü oldu…

 

Okul oldu, hastane oldu…

Yoksula iş, işçiye güvence, hastaya şifa oldu.

 

AK Parti ekonomiye güç, dış politikaya itibar getirdi…

AK Parti, bayrağımızı her yerde en yükseğe taşıdı. Aktif ve etkin dış politikamızla birlikte güven ve istikrara dayalı ekonomik büyümemiz Türkiye’yi dünyanın yükselen yıldızlarından biri haline getirdi. Ülkenin her köşesine yatırım hamlesi yapılarak özellikle dezavantajlı illerimizin gelişme düzeyi hızlandırıldı. Bu bağlamda geçtiğimiz yılın verileri ile Siirt ilimizin her Siirt’li için yapılan kişi başı 1.169 TL’lik harcama ile Türkiye’de gelişimi için en çok kaynak harcanan ilk 10 il arasına girmesi de ayrıca önemlidir.

 

Fakat bu yaptıklarımızla asla yetinmedik.

Sağlıkta, eğitimde, sosyal güvenlikte, yoksullara, engellilere, yaşlılarımıza verdiğimiz hizmetlerde hiçbir ilimiz ve hiçbir toplum kesimi için “bu kadar yeter” diye asla düşünmedik.

 

Çünkü bize dünyanın en iyileri arasında olmak yaraşır.

En ileri seviyedeki bir demokrasi yaraşır.

 

En kaliteli hastaneler, sağlık hizmeti yakışır.

Milletimize en iyi okullar ve en iyi yetişmiş öğretmenler, en güzel hizmetler yaraşır.

 

Bunun için hiç bir alanda azla yetinmedik, yetinmeyeceğiz.

Çünkü bizim yolumuz halkımızla çatışma, milleti ve onun iradesini aşağılama, milletin derdine, sesine sırt çevirmenin değil daha iyi, daha güçlü ve daha özgür bir Türkiye’nin yoludur.

 

Bizim yolumuz diyalogun, saygı ile her sorunu müzakere edebilmenin, demokrasi içinde her sese kulak vermenin yoludur.

Bizim siyasetimiz milleti bölme, ülkeyi batırma değil, milleti birleştirme, ülkemizi dünya gücü yapma siyasetidir. Onun için “ Milli Birlik ve Kardeşlik” dedik. Dini, ana dili, etnik kökeni, coğrafi bölgesi ne olursa olsun bütün vatandaşlarımızı bağrımıza bastık, “sen-ben” değil “biz” dedik. Anayasal vatandaşlığı en üst ortak paydamız kabul ettik. Red, inkar ve asimilasyon politikalarını elimizin tersiyle ittik.

 

“Devlet yanlış yapmaz” demedik. “Demokratik devlet, geçmişiyle hesaplaşabilen devlettir” dedik. Ancak kardeşliğimize, birliğimize, bu vatandaki müşterekliğimize terör ve şiddet silahını kullanarak saldıranlara karşı hep dik durduk, duruyoruz ve durmağa devam edeceğiz. İşte geçtiğimiz günlerde Siirt’imizde de hain bir saldırı sonucu bir güvenlik görevlimiz şehit düştü, ki buradan bir kez daha şehidimizi rahmet ve minnetle anıyor, tüm şehit yakınlarını asla yalnız bırakmayacağımızı bir kez daha ifade ediyoruz.

Ama biz “çokluk içinde birlik” demeğe devam edeceğiz. Çocuklarımızın kanı üzerinden, gözyaşı ve evlat acısı üzerinden birilerinin siyaset yapmasına, mevzi korumasına müsaade etmedik, etmeyeceğiz.

 

Elbette bizim bu duruşumuzu, bizim yaptıklarımıza hayalleri bile yetişemeyenler anlayamaz.

Biz, demokrasinin partisiyiz. Onun için ileri demokrasiyi hayal olmaktan çıkardık.

 

Onun için kendilerini millet iradesinden üstün olduğunu sananlara, vesayet ile millete efendilik taslayanlara dur dedik.

Onun için milletin oyu ile seçilmiş Meclis’i her şeyden üstün tuttuk.

 

Çünkü biz, hukukun partisiyiz. Onun için haktan, hukuktan uzak her uygulamayı tasfiye ettik.

Ve biz diyalog partisiyiz. Onun için sivil toplumla her konuyu, her reformu konuştuk, fikirlerini aldık, sürece kattık.

 

Biz güçlü ekonominin partisiyiz. Onun için her an kriz bekleyen, her krizde cebindeki, elindeki parası birilerince çarpılan, yüksek enflasyon altında ezilen milletimiz bunlardan kurtuldu. Şimdi enflasyon %6’larda, paramız sıfırlardan kurtuldu, milli gelir üçe katlandı, ihracat rekor üstüne rekor kırıyor.

Biz, laf üreten değil hizmet üreten ve bu hizmetleri en geniş çerçevede halkımıza mal eden bir kadroyuz.

 

Kimsesizlerin kimsesi, her garibin öz kardeşiyiz.

Her kes için eşit fırsatın, eşit imkânın peşindeyiz. Onun için okullarımızı dünya standardına çıkardık. Bir zamanlar çarşı pazar arayarak, kuyruklarda bekleyip almaya çalıştığımız ders kitapları okullar açıldığı gün artık yavrularımızın sıralarının üzerinde ve ücretsiz...

 

Onun için yıllarca çalışıp başlarını sokacak bir sıcak yuvaya sahip olamayan ailelerimizi kolay şartlarla ev sahibi yaptık.

Milletimiz için hastane kuyruklarında sürünen, ilaç bulamayan, bulsa alamayan vatandaşlarımıza her hastaneyi, her eczaneyi açtık.

 

Milletimiz için binlerce insanın canına, zaman kaybına mal olan bakımsız yolları ayağa kaldırdık, her yöremize duble yollar, demiryolları, otobanlar inşa ettik.

Milletimizi ucuz havayolu seyahati ile tanıştırdık. Yüksek Hızlı Tren ile tanıştırdık. Hava yolu artık halkın yolu oldu.

 

Halkımız yıllar yılı hezimetlerle boğuşurken ne yazık ki hizmeti unutmuştu. Biz millete hizmeti nimet bildik. Hizmeti muhabbetle, aşk ile, sevda ile yaptık. Çünkü sevdamız millet, yolumuz hizmet...

AK Parti politikalarıyla ülkemiz maddi ve manevi olarak daha da büyüdü...

 

Türkiye 10 yılda daha da kuvvetlendi, Türkiye ismi daha da parladı...

AK Parti dış politikada saygınlığın, güvenin ve gücün sembolü oldu.

 

Her yerde ezilenin, susturulanın sesi oldu.

İnsanlık bayrağını her yerde dalgalandırdı.

 

Her yerde Türkiye parladı, AK Parti sadece içte değil, dışta da umut oldu çaresize...

Kıssadan hisse; AK Parti’nin 10 yılı memlekete aydınlık, millete esenlik getirdi.

 

Ve şimdi millet için hizmet seferimize devam ediyoruz.

Millet ile el ele, milletimize güvenerek aydınlık geleceğimizi adım adım kuruyoruz.

 

Aşkla, muhabbetle, azimle milletimizin emrinde çalışıyoruz...

Ak ellerle, ak gönüllerle, ak geleceklere gidiyoruz...

 

2023’te, Cumhuriyetimizin 100. yılında büyük Türkiye için büyük hedeflerimiz var: zengin millet, güçlü toplum, ileri demokrasi, lider ülke.

Artık bunlar Türkiye’ye uzak değil, hayal hiç değil. Çünkü birliğin adresi, çünkü milletin partisi AK Parti var. ‘dedi.

 

Konuşmaların ardından AK Parti'nin on yıllık iktidar sürecinde yaptığı çalışmaları anlatan bir sinevizyon gösterisi sunuldu. Yemeğe, Siirt Milletvekilleri Afif Demirkıran ve Osman Ören, partili belediye başkanları, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, parti teşkilatı ve diğer davetliler katıldı.

Haberin Yorumları

Bu habere henüz yorum yazılmamış.